ADRASAN...
Cennet Türkiye’nin keşfedilmemiş eşsiz beldelerinden biri Adrasan…
Kumsala kadar uzanan çam ağaçları… Bu ağaçların gölgesinde boylu boyunca uzanan masmavi deniz… Tüm bu güzelliklerin hepsi, Antalya’ya 75 kilometre uzaklıktaki Adrasan’da sizleri beklemekte. Yakın zamana dek yalnızca İngiliz, Alman ve İtalyan turistlerin yaz sezonu boyunca kapattığı koy, şimdilerde sakin tatil arayan tüm tatilcilerin gözdesi. Eğer yüksek sesle çalınan müzik ve disko bulunmayan bir tatil yeri aramaktaysanız Adrasan sizin için biçilmiş kaftan…
Adrasan’a, yeni adıyla Çavuşköyü’ne, Türkiye’mizin güney ucundaki en son nokta dersek yanılmış olmayız. Buradan sonra uçsuz bucaksız Akdeniz karşınızda…
Rotanızı Adrasan’a çevirecek olursanız yapacağınız tek ve en güzel iş denizle kucaklaşan çam ağaçlarının arasında iki kilometre uzunluğundaki kumsalda bol bol denize girip güneşlenmek olacak. Akşamları ise köy halkı tarafından işletilen otellerin restoranlarında birbirinden lezzetli yemeklerin tadına bakıp sahil boyunca uzun yürüyüşler yaparak çam kokuları eşliğinde huzur dolu bir uykuya dalmak sizleri bekliyor.
Adrasan’ın, sit alanı olması nedeniyle burada yapılaşma yasak. Beldede var olan işletmeler de yıllar önce mavi yolculuk yatlarına hizmet için kurulan yapılar. Bu yüzden Adrasan’da ne beş yıldızlı otel ne de beş yıldızlı işletme hizmeti söz konusu.
Ama sakın ola ki zor bir yer sanmayın Adrasan’ı. Buradaki işletmelerde yüzme havuzu, sıcak ve soğuk su, her türlü yiyecek ve içecek bulmanız olası.
Hafta sonları Çavuşköyü merkezinde kurulan pazardan mevsimine göre her türlü sebze ve meyveyi bulma olanağınız var. Genelde tüm sebze ve meyveler dalından koparılıp getirildiği için doğal ortamda yetişmiş yiyeceklerle kendinize ziyafet çekerek mükemmel bir detoks yapma fırsatınız da mevcut.
Ayrıca kekik, nane ıhlamur gibi yöresel otlarla Adrasan sahilinin tek yolu olan toprak yol etrafında akşamları kurulan seyyar tezgâhlardan her türlü baharatı satın almanız da bir başka keyif. O hoş kokulu bitkilerin nefis kokusunun yayıldığı sahil boyunca denizin iyot kokusunun da onlara eşlik etmesi sanırım birçoğunuzun zihninde çoktan canlandı bile…
Trafik kargaşasından uzak olmak, kimsenin kimseye rahatsızlık vermemesi, göz alabildiğince uzanan kumsal, sakin ve dingin bir ortam, son derece lezzetli ve doğal yemekler, şirin oteller ve aile pansiyonları, güneş, deniz ve kumsal Adrasan’da sizleri bekliyor.
Köy halkıyla kuracağınız diyalog sonunda köydeki günlük yumurta, taze süt, peynir gibi nimetlerden yararlanabilirsiniz.
Orfoz, akya, çipura, kefal, kumda ve Nil barbuna, lagos, mercan, sinarit, ıskarmoz ve sarıgöz dışında elli üç balık çeşidinin daha yaşadığı yerlerden biri Adrasan Koyu… Bu yüzden de restoranlardaki balık ve deniz ürünleri gerçekten de çok lezzetli…
Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı olan Adrasan’ın adı Rumcadan geliyor. Sırtını Bey Dağlarına dayayıp Akdeniz’e uzanan bir doğal yaşam merkezi olan Adrasan, Helenistik dönemden, özellikle de Cenevizlilerden izler taşıyor. Adrasan çevresinde Patara, Letoon, Olimpos Antik Kenti, Phaselis gibi yerleşim yerleri sıralanmakta. Etrafı çam ağaçlarıyla kaplı dağlarla çevrilmiş olan yol beldede sona eriyor.
Adrasan sahili sığ oluşu nedeniyle yüzme bilmeyenler, özellikle de çocuklar için son derece ideal. İki kilometre boyunca uzanan kumsalda herkes rahatça denize girip doyasıya güneşlenebilir. Yüzme tutkunları için derin yerler de var. Ayrıca koydaki denizin güzelliğinden daha fazlasını arzu edenler kıyı boyunca ilerlediklerinde hiç kimsenin olmadığı bakir koylarda Akdenizin tadını doya doya çıkarabilirler.
Gezi merakı olanlar bir taraftan farklı kıyılarda deniz girmek, öte yandan da tarihi tüm benliklerinde duyumsayabilmek için bir tarafında deniz diğer tarafında doğal duş görevini üstlenen tatlı su deresinin yer aldığı antik Olympos kentini ziyaret edebilirler. Antik kenti dolaşırken Çıralı’da hiç sönmeyen ateşi ve görkemli doğa manzarasını izleyebilirler.
Güneşin yeni doğmaya başladığı saatlerde tatlı uykularına veda edebilenler ise güneşin dev bir ateş topu şeklinde denizden doğuşunu keyifle izleyebilirler. Kızgın bir potada eriyen demir gibi görünen güneş bütünüyle doğunca denizdeki yansımasıyla tüm Adrasan’ı kendi rengine boyayıp şahane bir görünüm yaratmakta.
Sahilin sığ olması nedeniyle koy, açık denizde fırtınaya yakalanan tekneler ve gemilere mükemmel bir barınak.
Sörf, su kayağı, deniz bisikleti gibi su etkinliklerinin yanı sıra suyun içinde 25 metrelik bir görüş mesafesi olması da dalış sporuna gönül verenlere hizmet sunmakta.
Kültür Bakanlığı, Gelidonya Burnu’nda bulunan Fenike batığı ile bölgede yer alan diğer birkaç batık nedeniyle ancak, balıkçı tekneleriyle gidildiğinde 1,5 saat uzaklıktaki Phaselis açıklarında yer alan ve günübirlik turların duraklarından biri olan Üçadalar kıyılarında dalış izni veriyor.
Ceneviz, Sazak ve Porto koylarının sularının ilginç özellikleri var. Buradaki tatlı suyun tadı biraz buruk ve tuzlu; ama mantar ve bağırsak sorunu olan kişiler için de müthiş bir şifa kaynağı.